Ana Sayfa  »  Haberler
Hastanemiz görüntülerimize buradan ulaşabilirsiniz...
Check-Up seçeneklerimize buradan ulaşabilirsiniz...
Sağlıklı yaşam için pratik bilgilere ulaşabilirsiniz...

Optik Koherens Tomografi (OCT) Hastanemiz Göz Merkezinde hizmete başlamıştır.

OCT nedir?

OCT, farklı aksiyel mesafelerde ve farklı optik özelliklere sahip biyolojik dokulardan geri saçılan veya geri yansıyan ışığın yoğunluğunu ve eko zamanındaki gecikmeyi ölçmek suretiyle dokuların eş zamanlı histopatolojisi ve morfometrisi hakkında bilgi veren önemli bir tomografik ve tanısal görüntüleme yöntemidir.

Klinik uygulamalar 1991 den beri geliştirilmektedir. Başta retina ve sinir lifi olmak üzere gözün tüm katmanlarında bu yöntemle mikron ölçekte yüksek çözünürlük sağlayan nonkontakt in-situ kesitsel görüntüler elde edilebilir. Böylece kornea, iris, lens ve açının görüntülenmesi, retinanın yapısal durumunun, optik disk ve makulanın incelenmesi, retina ve sinir lifi kalınlıklarının ölçümü yapılabilir.

OCT nin çalışma prensipleri ve elde edilen veriler B-Mod Ultrasonografi (USG) ile benzeşir. Ancak USG de ses dalgaları kullanılırken OCT de ışık kullanılmaktadır ve USG de korneaya prob teması gerekirken OCT uygulaması nonkontakttır. OCT görüntüsünün kalitesi, cihazın temel çözünürlüğüne ve görüntünün piksel sayısına bağlıdır. USG deki görüntü çözünürlüğü, ses dalgalarının dalga boyu veya frekansına bağlı olduğundan doku içinde yaklaşık 150 mikronluk bir çözünürlük sağlanabilirken, OCT de aksiyel yöndeki görüntü çözünürlüğü lazerin atım süresine veya devamlı dalgalı ışık kaynağının koherens uzunluğuna bağlı olup doku içindeki çözünürlük 10 mikron ve daha altında olabilir. Yani USG ye oranla OCT çok yüksek bir görüntü çözünürlüğüne sahiptir, ayrıca kullanılan ışık hızının ses hızından bir milyon kat daha hızlı olması nedeniyle ışığa bağlı mesafe ölçümleri de daha hızlı bir çözünürlük sağlar. USG nin avantajı, ses dalgalarının vücudun derin dokularına fazla değişmeden taşınabilmesi nedeniyle derin dokuların da görüntülenebilmesidir, OCT ise ışığın dağılması ve emilmesi nedeniyle ancak göz gibi optik eksenin uygulamaya elverişli olduğu yüzeyel yapılarda ve direkt kesi ya da endoskopi-kateter gibi aracılarla ulaşılabilen alanlarda uygulanabilir.

OCT de kullanılan teknik düşük koherensli interferometridir, günümüzde bu sisteme fiber optik ve optoelektronik elemanlar da eklenmiştir. Bir ışık ışını veya dalga boyu ile bir diğerini karşılaştırarak ilişkilendiren optik araca iterferometre denmektedir. OCT sisteminde ışık kaynağından gönderilen 820 nm dalga boyundaki kızılötesi ışınların bir kısmı referans aynasına diğer kısmı da göze gönderilerek farklı mesafelerdeki farklı göz içi yapılardan yansıyan ışıkla referans aynadan yansıyan ışık arasındaki zamansal farklılıklar ölçülür. Böylece elde edilen kesitsel görüntüleme aksiyel ve transvers taramalarla iki boyutlu bir veri serisine dönüştürülür. Bu iki boyutlu seriler de bilgisayarda işlemden geçirilerek gri skalaya ve renklendirilmiş görüntüye çevrilir.

OCT imajının özellikleri : Oluşan görüntülerde en yüksek yoğunluk sinyali (50 dB) gri skalada beyaz, renklendirilmiş skalada kırmızı-sarı renklerle, en düşük yoğunluk sinyali (95 dB) ise gri sakalada siyah, renklendirilmiş skalada mavi-lacivert renklerle gösterilir.

OCT de göz hareketleriyle oluşan görüntü bulanıklığının düzeltilmesi mümkündür. Refraksiyon etkileri de düzeltildikten sonra gerçek boyutlardaki görüntü elde edilebilir. Her ne kadar düzeltmeler teknik olarak yapılabilse de, iyi bir son görüntü için ilk görüntünün kalitesi çok önemlidir. Bu nedenle uygulama sırasında, operatörden kaynaklanan ışığın mesafe ve yönlendirme hatalarına, hastadan kaynaklanan katarakt gibi opak ortamlar, genişlemeyen pupilla ve fiksasyon güçlüğüne karşı dikkatli olunmalıdır. Retinadan elde edilen görüntüler ile makula ve optik diskin seri radyal taramaları ve kalınlık ölçümleri, renk ve uzunluk ölçekli skalalar şeklinde haritalandırılarak gösterilir. Standart cihazlarda aksiyel plandaki imaj çözünürlüğü doku içinde 10 mikron iken araştırma laboratuarlarında ve sanatsal çalışmalar için 1-2 mikrona kadar inebilen ultra yüksek çözünürlüğe sahip OCT imajı elde edilebilir.

Retina ve diğer göz patolojilerinde OCT :

Retina ve koroidin infiltrasyonu, skar ve fibrozis, eksuda ve kanamalar, RPE nin hiperpigmentasyonu ve hipopigmentasyonu, drusen, yaşa bağlı makula dejeneresansı ve diğer hastalıklardaki koroid neovaskülarizasyonları (KNV), retina içi sıvı birikimleri, RPE dekolmanları, nörosesoryal retina dekolmanı ve kistoid makula ödeminin tanısında ve takibinde, tam kat makula deliklerini lameller veya parsiyel kalınlık makula deliklerinden ve yalancı makula deliğinden ayırmada, arka vitreus dekolmanı, epiretinal membran ve vitreomakular traksiyon sendromu tanılarının doğru olarak yapılmasında, retina katmanlarında incelmeye yol açan retina patolojilerinde ( Retinitis Pigmentosa, Stargardt Hastalığı gibi) OCT nin önemi büyüktür.

OCT nin tanıya destek olunması yanında niceliksel olarak makula kalınlığının ölçümü yoluyla da özellikle diyabetik ve postoperatif makula ödeminin takibi açısından önemi tartışılamaz.

Retina dışında optik sinir başı druseni, optik pit gibi optik sinir başı lezyonlarının tanısında ve takibinde, glokomdaki optik sinir başı ve sinir lifi analizlerinde OCT'nin kullanım alanı gün geçtikçe artmaktadır.

Ön segmentte OCT, en çok iris ve korneanın kalınlık analizleri ve ön kamara açısının değerlenderilimesinde kullanılmaktadır.

Ana Sayfa | Kurumsal | Anlaşmalı Kurumlar | Klinik Birimlerimiz | Hekimlerimiz | E-Servisler | Check-Up Seçenekleri | Sağlıklı Yaşam | Sanal Tur | Haberler